Gül, Ey Saf Çelişki - Vural Bahadır Bayrıl
Taşta uyuyan bir gül imgesi. Rüzgâr sürtünür yapraklarına. Zamanda ansızın bir kayma. İştahla gerinen uzuvlar som ışıkta. Tende ağır baş dönmesi. Varlığın oluşla yer değiştirmesi. Ney, seslenir kamışlara: “Her şey sevgilidir” Kavuş akşamla. Çöz gövdeni. Kâinatı içinde ara. Dilin çeperini yoklayan kelimeler; Zaman, Gök, Taş, Musikî. Şimdi kâğıttan seyreder beni hepsi. Parlarken o akıştan satıhta, hilkâtin nur heykelleri. İşte, Gök, delta! Akkor tennûreler Ağıyor ona. Meleklerle aramızdaki o lâin boşluğa. Ürperiyor havuzda iri yıldız lekeleri. Taş çözdü, maharetle gövdesine nakş edilen imgeyi. Karıştı yapraklar. Eridi havada. Kim baksa bundan böyle, gül ki ezelî muam mââââââ! Vural Bahadır Bayrıl