Ana içeriğe atla

Masal Neidr? (Maddeler Halinde)

 Masal

• Masalın kökeni çok eskilere dayanır, ilk insan topluluklarında doğup günümüze kadar kuşaktan kuşağa ulaşmıştır.

• Başlangıçta belki gerçek olayların öyküsü olan masal, ağızdan ağıza geçtikçe, bellek ve çevre değiştirdikçe, aslından birtakım öğeleri yitirmiş, bunların yerine daha çok imgesel unsurları toplamış ama halkın iyilik, doğruluk ve adalet duygularını olağanüstülüklerin içinde saklamıştır.

• Bazı masallar tümüyle hayal ürünü olmakla birlikte olağanüstü nitelik taşımazlar.

• Masallar, olağanüstü nitelikte de olsalar, gerçekçi öğelerle örülmüş de olsalar tüm anlatılanların hayalde yaratıldığı izlenimini dinleyicilere ya da okuyuculara sürekli hissettirirler. Masalı efsaneden, hikâyeden ve destandan ayıran yön burasıdır.

Ayrıca dil ve anlatım özellikleri yönünden de diğer türlerden ayrılır.

• Anlatılanlar kısa ve yoğundur.

• Masallar başlangıç, asıl masal ve dilek olmak üzere üç bölümden oluşur.

Başlangıç bir tekerlemedir. Bu bölümde dinleyenleri masal havasına sokma amacı güdülür.

• Asıl masal, olayların anlatıldığı bölümdür.

• Kendi içinde serim (giriş), düğüm (gelişme) ve çözüm (sonuç) olarak ayrılır.

Dilek ise masalı sona erdiren bölümdür. Başlangıçta olduğu gibi bir tekerlemeden oluşur.

• Masallar başlangıç, asıl masal ve dilek olmak üzere üç bölümden oluşur.

Başlangıç bir tekerlemedir. Bu bölümde dinleyenleri masal havasına sokma amacı güdülür.

Masalların kendi içinde türleri vardır:

a) Hayvan Masalları: Kahramanları hayvan olan ve bir ahlak dersi veren masallardır.

Hint edebiyatında Pançatantra (Kelîle ile Dimne), eski Yunan edebiyatında Aisopos (Ezop) masallarıdır.

Türk hayvan masallarının kaynağı, Araplar ve İranlIlar yoluyla tüm dünyaya yayılan Hint masalları ile kökleri Mezopotamya anlatı geleneğine ulaşan Aisopos masallarına dayanır.

b) Olağanüstü Masallar: Kişileri cinler, periler, devler ve ejderhalar gibi doğaüstü varlıklardan oluşan masallardır.

c) Gerçekçi Masallar: Padişah, kral, tüccar, hoca, vezir, yoksul oğlan, yoksul kız, şehzade vb. gerçek

hayatta karşılaşılabilecek kişileri anlatan ve bunlarla ilgili serüvenlere dayalı masallardır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Mecazla ilgili sanatlar

• Teşbih • İstiare (Eğretileme, ödünç alma) • Kinaye • Mecaz • Teşhis (Kişileştirme) • İntak (Konuşturma) Teşbih (Benzetme) • Anlama güç katmak için, aralarında gerçek ya da mecaz, çeşitli yönlerden ilgi, benzerlik bulunan en az iki varlıktan zayıf olanı nitelik bakımından güçlü olana benzetme sanatıdır. • Özellik bakımından birbirine denk iki varlık arasında benzerlik ilişkisi kuruluyorsa buna teşabüh denir. • Şairler, kendilerini etkileyen bir olay veya varlık karşısında heyecanlanır, bu heyecanı daha kuvvetli ve tesirli anlatabilmek için, o ruh hâlini okuyucuda daha iyi canlandırabilecek benzetmeler yapma yoluna giderler. Bunun sonucunda da teşbih sanatı meydana gelmiş olur. Ayrıntılı (mufassal) teşbih: Benzetmenin bütün öğelerinin bulunduğu teşbih çeşididir. • Ahmet Paşa, gül yüzlü [teşbih-i beliğ] güzel hakkında yazdıklarıyla mektubu yaprak gibi titreten kalemin ne yazdığını merak ettiği aşağıdaki beytinin ikinci dizesinde benzetme öğelerini topluca kullanır. Ne yazdı gül yüzün va...

Türkü ve Özellikleri (Maddeler Halinde)

  Türkü • Türkü kelimesi ilk defa 15. yüzyılda Ali Şir Nevayî tarafından Mizanü’l-Evzarı'da kullanılmıştır. • Anadolu’da türkünün ilk örneğini 16. yüzyılda Öksüz Dede’nin verdiği bilinmektedir. • Türkü, halk edebiyatının en yaygın türüdür. Ezgisi yönüyle diğer halk şiiri türlerinden ayrılır. Genellikle anonimdir. • Türküler genellikle hece vezninin yedili, sekizli ve on birli kalıplarıyla kıtalar hâlinde söylenir. • Türkünün asıl sözlerinin bulunduğu kısma bend, genellikle bendlerden sonra tekrar edilen, ezgisi ve sözleri değişmeyen kısma nakarat denir. Bu kısım bağlama, bağlantı veya kavuştak diye de bilinir. Türkülerin Özellikleri: 1. Türkülerde konu zenginliği vardır. Aşk, ayrılık, ölüm, tabiat, kahramanlık, güzellik başlıca konularıdır. 2. Hecenin yedili, sekizli en çok da on birli kalıplarıyla yazılırlar. 3. Türküler genelde dörder mısralı bentlerden oluşur. 4. Bazıları koşma şeklindedir. 5. Bazı türkülerde her bendin sonunda aynı dize veya dizeler tekrarlanır. Bu tekrarlanan ...

Süleymaniye`de Bayram Sabahı - Yahya Kemal Beyatlı

  Artarak gönlümün aydınlığı her saniyede Bir mehâbetli sabah oldu Süleymâniye`de Kendi gök kubbemiz altında bu bayram saati, Dokuz asrında bütün halkı, bütün memleketi Yer yer aksettiriyor mavileşen manzaradan, Kalkıyor tozlu zaman perdesi her an aradan. Gecenin bitmeye yüz tuttuğu andan beridir, Duyulan gökte kanat, yerde ayak sesleridir. Bir geliş var!.. Ne mübârek, ne garîb âlem bu!.. Hava boydan boya binlerce hayâletle dolu... Her ufuktan bu geliş eski seferlerdendir; O seferlerle açılmış nice yerlerdendir. Bu sükûnette karıştıkça karanlıkla ışık Yürüyor, durmadan, insan ve hayâlet karışık; Kimi gökten, kimi yerden üşüşüp her kapıya, Giriyor, birbiri ardınca, ilâhî yapıya. Tanrının mâbedi her bir tarafından doluyor, Bu saatlerde Süleymâniye târih oluyor. Ordu-milletlerin en çok döğüşen, en sarpı Adamış sevdiği Allah`ına bir böyle yapı. En güzel mâbedi olsun diye en son dînin Budur öz şekli hayâl ettiği mîmârînin. Görebilsin diye sonsuzluğu her yerden iyi, Seçmiş İstanbul`un uf...